Milliyet Sanat
Milliyet Sanat »Yazarlar » Mutlu Tanberk | Finlandiya Ulusal Balesi’nin seyretmeye değer "Uyuyan Güzel" Balesi

Finlandiya Ulusal Balesi’nin seyretmeye değer "Uyuyan Güzel" Balesi

08 Kasım 2013 - 12:11 | Fotoğraf: Sakari Viika
Meksikalı koreograf Javier Torres, eserin klasik havasına dokunmadığı halde, 3 saatlik eseri kısaltmış ve bir çok yenilik getirmişUzun zamandır merak ettiğim ancak soğuk nedeniyle kışın gidemediğim, bahar ve yaz aylarında ise görmek istediğim bir klasik baleye rastlayamadığım Kuzey Avrupa ülkeleri bale topluluklarından birini Ekim ayında nihayet seyrettim. Helsinki’de, Finlandiya Ulusal Balesi’nden Çaykovski’nin müziğini yaptığı "Uyuyan Güzel" balesini gördüm. Neden Finlandiya Ulusal Balesi derseniz, internette araştırma yaparken bu eserle ilgili gördüğüm bir fotoğraf bende bu prodüksiyonla ilgili merak uyandırdı. Bilet bulmakta da zorlanmadım. Ve kendimi, hiç bir yolunu yordamını bilmediğim bir şehirde, Helsinki’de buldum.

Fotoğraf: Sakari Viika


Orjinal koreografisi, efsanevi koreograf Marius Petipa tarafından yapılmış ve ilk kez 1890 yılında St.Petersburg’daki Mariinsky Tiyatrosu’nda sahnelenmiş olan Uyuyan Güzel, klasik balenin en önemli örneklerinden biridir ve konusu Perrault’nun aynı isimli meşhur masalından alınmıştır.

Finlandiya Ulusal Balesi’nin sahnelediği Uyuyan Güzel’in koreografisi Meksikalı koreograf Javier Torres’e ait. Meksika’da eğitim aldığı halde, genç yaşlarda Finlandiya’ya gelen ve senelerce Finlandiya Ulusal Balesi’nde dans etmiş olan Torres, Avrupa’da bir çok bale topluluğuna ders veren bir eğitmen aynı zamanda. Eserleri Finlandiya Ulusal Balesi dışında da sahneleniyor. Torres eserin klasik havasına dokunmadığı halde, 3 saatlik Uyuyan Güzel’i kısaltmış ve esere bir çok yenilik getirmiş. Örneğin ilk perdede, yeni doğan Prenses Aurora’ya güzel şeyler dileyen 6 peri yerine 2 peri kullanmış Torres. Ve bunlardan bir tanesi bacakları oldukça kalın, şişman bir peri! Aurora’nın 16 yaşına geldiğinde ölmesine neden olacak büyüyü bozan ve eserin en önemli rollerinden biri olan Leylak Perisi yerine Syrene diye bir peri var. Ölüm büyüsünü yapan kötü peri Carabosse, hem kadın hem erkek olarak sahne alıyor ki, orjinalinde tek karakterdir. 100 yıl uyuyup, bir prens tarafından öpülünce uyanacak olan Aurora’nın, Prens’e Leylak Perisi tarafından gösterildiği 2.perdeyi Torres oldukça kısaltmış ve orjinalinde olmayan “Altın Geyik” ve geyikleri bu perdeye eklemiş. Aurora ile Prens’in düğün töreni kutlamaları için yapılan ve çeşitli karakterler tarafından danslarla süslenmiş 3.perdede de kısaltmalara gitmiş Torres. Ve hatta bu perdede, Aurora ve Prens’in ikili danslarından sonra en önemli bölüm olan Mavi Kuş’taki soloları ve final dansını kesmiş. Dokunmadığı tek dans, 1.perdede Aurora’nın 4 prensle beraber yaptığı ve “Gül Dansı” diye adlandırılan bölüm. Baş balerin için balenin en zor dansı olan bu bölümde Petipa’nın koreografisine sadık kalmış. Genel olarak bakıldığında, Torres’in yorumu ilginç, yaratıcı ve anlamlı.

Fotoğraf: Sakari Viika


Eserin dekorunu Minna Jauho, kostümlerini ise Erika Turunen tasarlamış. Torres bu prodüksiyonda “gül” temasını dekor ve kostümlerin de yardmıyla oldukça öne çıkarmış. Aurora’ya 16.yaş gününde Carabosse tarafından verilen çiçek bir gül. Yine 2.perdede, Syrene’in Prens’i götürdüğü ve Aurora ile dans etmesini sağladığı hayali bölümde, toplu dansları yapan balerinlerin kostümleri gülü andırıyor. Dekorda da, sahnenin iki yanında büyük gül figürleri var. Sadece bu kostümleri değil, eserdeki tüm kostümleri çok başarılı ve değişik buldum. Carabosse’un yarasayı andıran kanatları olan yardımcılarının kostümleri, gördüğüm en etkileyici kanatlı kostümdü. Örneğin, Kuğu Gölü’nde büyücü Rothbart’ın da kostümü genelde kanatları olan bir kostümdür ama bu eserdeki kadar büyük olanına hiç rastlamadım. Dekor, gösterişli, detayına kadar ince düşünülmüş ve yaratıcı figürlerin kullanılmış olduğu tasarımları içeriyordu. Orjinalinde genelde ormanda dans edilen 2. perdedeki kayalık dekor dışında, tüm sahne tasarımlarını beğendim.

Benim seyrettiğim gece, başrolleri Edita Rauserova ve Michal Krcmar dans ediyorlardı. Rauserova bana göre Aurora rolünde artistik anlamda iyi değildi. Syrene rolündeki Petia Ilieva’yı teknik açıdan iyi buldum. Güzel bir sürpriz, Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuarı’ndan mezun 2 dansçımız Hasan Topçuoğlu ve Emrecan Tanış da sahnedeydiler. Hasan Topçuoğlu’nun yurt dışına gitmiş olduğunu biliyordum ama Finlandiya Ulusal Balesi’ne geçtiğini bilmiyordum. Prenses’in dadısı rolünde de yine başka bir Türk, Özen Erdinç dans ediyordu.

Fotoğraf: Sakari Viika


2 sene önce İngiliz Kraliyet Balesi’nden 75. Yıllarına istinaden 2006’da sahneye koyulan "Uyuyan Güzel"i seyretmiştim. Açıkçası ben Finlandiya Ulusal Balesi’nin "Uyuyan Güzel"ini çok daha başarılı buldum. Bu baleyi, göl kenarındaki muhteşem opera binasında seyretmiş olmanın bana büyük keyif verdiğini de ayrıca eklemem lazım.