Atatürk İstanbul’da Gazhane’den karşılandı
İzmir Folkart Gallery ve Ankara’da CerModern’de büyük ilgi gören, çoğu hiç görülmemiş 150 kare ile toplam 376 parçadan oluşan “Mustafa Kemal Atatürk: Karanlıkta Akan Bir Yıldız” sergisi, bu kez de İstanbul Kadıköy Hasanpaşa’daki İBB Müze Gazhane yapısında yer alıyor.

EVRİM ALTUĞ
evrimaltug@gmail.com
İlhamını şair, yazar Nâzım Hikmet’in ‘Kuvayi Milliye Destanı’ eserindeki dizelerinden alan ve proje direktörlüğü ile küratörlüğünü Fahri Özdemir’in üstlendiği “Karanlıkta Akan Bir Yıldız: Mustafa Kemal Atatürk” sergisi, bu kez İstanbul Kadıköy Hasanpaşa’daki İBB Kültür / İBB Miras projesi, tarihi Müze Gazhane’de düzenlenen açılış kokteyli ile İstanbulluların ilgisine sunuldu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile 19 Mayıs’ın arefesinde, Galeri Gazhane’deki P Galerisi’nde izlenecek sergi, özgün 376 parça ile birlikte 6 Temmuz’a kadar pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arası, Müze Gazhane’de ücretsiz ziyaret edilebilecek.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) ev sahipliğinde, Cumhuriyet’in 102. yılına özel Humanis katkıları ile düzenlenen ve Küratör Özdemir’in yanı sıra, İBB Kültür Dairesi Başkanı T. Volkan Aslan, Doğan Hızlan, Humanis Genel Müdürü Yalçın Yaşin ve Humanis CEO’su Cem Mengi’nin konuşmalarıyla açılan, sunumunu sanatçı Volkan Severcan’ın üstlendiği ve canlı klasik müzikle renklenen serginin açılış törenine; tarih, akademi, siyaset ve sanat dünyasından da, pek çok isim katıldı.
Doğan Hızlan
Törenin onur konuklarından, Hürriyet gazetesi köşe yazarı, edebiyat, sanat eleştirmeni ve Folkart Gallery Sanat Danışmanı Doğan Hızlan, serginin açılışında basın ve davetlilere yaptığı konuşmada, şu mesajları kayda geçirdi: “Efendim, tabii tarihi iyi anlayabilmek için, belgeleri ortaya koymak yetmiyor. O belgeleri değerlendirecek, onların ardında yatan düşünceyi de öğreneceksiniz. Bunun için, değerli danışmanımız, nur içinde yatsın; değerli Prof. Dr. Zafer Toprak’ı da anmak istiyorum.
Şimdi, bu serginin içinde sadece yeni yazı değil, evvelden de yapılmış olanlar vardır. Çünkü dil değişince, dili de bugüne aktarınca bazı parçaları da orijinalinden anlamak gereklidir. Hiç kuşkusuz size şimdi, bu imkân verilecektir. Cumhuriyet’in 102’nci yıldönümünde Atatürk’ü anarken, bunun kuşkusuz siyasî bir yönü de vardır. Çoğumuz biliyoruz. Politik yanının izdüşümleri vardır. Bu bugün de devam ediyor. Ama Atatürk kültüre ne yaptı, onu da incelemek gerekiyor. Çünkü her zaman olduğu gibi, bir meşhur Türkolog’un da söylediği üzere, ‘Çok sesli müzikte ayrı ayrı parçalar çalınır, bir Şef onları düzenler. Diğerinde ise, bir tek müzik vardır.”
Onun için de, tabii yaşanılan ülkede dil nasıldır, yaşanılan ülkede müzik nasıldır? Yaşanılan ülkede bütün Batı’yı algılamak ve anlamak nasıldır? Bütün bunların içinde Atatürk’ü başta görmek gerekir. Bazı kitaplar vardır, elbette bir roman gibi okumazsınız. Elbette bir şiir kitabı gibi okumazsınız. Ama onu alıp masanızda tutarsınız. Kütüphanenizin başköşesine koyarsınız. Çünkü her zaman, ona başvurmak zorundasınız. Değerlidir. Dünün gidişatını, siyasetini bir türlü anlamadan, bugünü anlamaya çalışmak çok sığ kalır.
Bu kitap, bu çalışma, işte bizi bu sığlıktan kurtarıyor. Onun için de tüm bu çalışmalarda bu kitabın eşliğinde müzeye, yazılara bakarsınız. Dikkatinizi bir şey çekmiştir: Bir zamanlar Atatürk için yazılan şiirler vardı. Şimdi artık, Atatürk için şiirler yazılmıyor. Yazılan şiirler okunuyor. Ama şimdi o şiirleri okuduğunuzda da o zaman yaşanan heyecan neydi, onu görüyorsunuz. Ona baktığınızda, duygusal yandan geldiğinde de, bilinç yanını nasıl sevdiğinizi göreceksiniz.
Atatürk’e iyi bir okur olarak yaklaşırsanız, bence Türkiye’ye en büyük iyiliği de saygıyla yerine getirmiş olursunuz.”
Küratör Fahri Özdemir
Küratör Özdemir ise konuklara yaptığı açılış konuşmasında, yedi yıllık emek ile izlenen sergiyi daha değerli kılan Mehmet Günyeli, Doğan Paksoy, Ahmet Yavuzpaşam, Gürkan Oğuz, Şerafettin Demir, Coşar Kulaksız gibi isimleri selâmlarken, İzmir ve Ankara’da izlenen sergiyi değerli ‘dostu ve kardeşi’ olarak tabir ettiği İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe’ye götürdüğünü, bunu kabul etse de, şu anda (tutuklu bulunan) kendisinin bu sergiyi - yazık ki - göremediğini ve Humanis olarak başladıkları bu serüvende, kendilerine destek olan herkese teşekkürlerini tekrar vurguladı.
Fransızca, Rusça Nutuk baskıları ve nice belge
İlk olarak İzmir Folkart Gallery, ardından Ankara Cer Modern’de büyük beğeni toplamış olan sergi, Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türkiye’de daha önce hiç görülmemiş 150’yi aşkın siyah - beyaz fotoğrafının yanı sıra, annesi Zübeyde Hanım’ın, Mustafa Kemal’in yakın arkadaşı İsmail Hakkı Kavalalı’ya yazdığı mektup ve kendisinin pek çok özel eşyası ve döneme ait basın, telgraf, görevlendirme ve tebrik belgelerini bir araya taşıyor.
Bünyesinde Atatürk’e ait Nutuk’un özgün ve Fransızca ile Rusça gibi yabancı dil baskılarını da içeren sergide, Cumhuriyet’in ilk dönem bayrak ve fors örneklerine yer verildiği gibi, Cumhuriyetin ilk heykelcilerinden Kenan Ali Yontuç’a ait Atatürk maskı, 1938 tarihli Atatürk rölyefi, 1915 tarihli pek çok özgün fotoğrafı, Atatürk’ün doktoru Prof. Dr. Ömer İrdelp’e ait tansiyon ölçme aleti, kendisine verilen 1935 tarihli soyadı kanunu özgün belgesi ve son Padişah Vahdettin tarafından Dürrizâde Abdullah Efendi’ye yazdırılmış olan, Millî Mücadele’ye katılanların katlinin farz olduğunu belirten fetva da yer alıyor.
“Vatan, padişah ile değil, padişahın dışında, ona karşı ve ona rağmen kurtulacaktır,” sözü ile tarihe geçen Atatürk’ün sergisinde bunun yanı sıra, Millî Mücadele’de Şeyhülislâm Dürrizâde’nin yayınladığı fetvaya karşı, Mehmed Rifat (Börekçi) tarafından yazılıp, 153 müftü tarafından da imzalanarak yayımlanan Ankara Fetvası’nın orijinali de Fahri Özdemir koleksiyonu altında görülebiliyor.
Mustafa Kemal’den ‘sansür’ telgrafı da sergide
Yine Atatürk’ün Ankara’dan cepheye yiyecek götüren devecilerle bir arada belgelendiği 6 Mart 1921 tarihli orijinal fotoğrafın yer aldığı sergide, İstiklâl Marşı’nın kabul edildiği oturuma ait, TBMM zabıt ceridesi, İsmet Paşa (İnönü) ve Atatürk’ün dönemin Süvari Birliği Komutanı Binbaşı Çolak İbrahim ile görüldükleri Eylül 1921 Ankara fotoğrafı ya da Büyük Taarruz öncesi 1’nci Kolordu’ya ait alayların diziliş şemasının orijinali de, merakla incelenip ziyaretçilerce fotoğraflanıyor. Sergide bu anlamda Mustafa Kemal’in 1920’de Edirne Birinci Kolordu Komutanı’na yolladığı ‘sansür ve iletişim’ konulu orijinal telgraf da görülebiliyor. Telgrafta tam olarak şu ifadeler kullanılıyor: “Sansürün Türkçeden başka lisanlarda yazılmış mektup ve telgrafları tümüyle tetkik edebilmesi lâzım olduğu halde, her lisanı bilem sansür memurları olmadığından, maksata ulaşılamıyor. Binaenaleyh, şimdilik Osmanlı sınırları dahilinde Türkçeden başka lisanla yazışma yapmak yasaktır. Bu telgrafın ahaliye ve ilgili yerlere tebliği ve şimdiye kadar değişik lisanlarda yazılmış olanların tetkiki için de gayret edilmesi ve sansür edilmeden gönderilmesine izin verilmemesi rica olunur. – 10.04.1920, Heyet-i Temsiliye Nâmına, Mustafa Kemal.
Bunun gibi Büyük Taarruz’a ait 1. Kolordu Harekâtı krokisinin orijinaline, ya da Atatürk’ün orijinal kartvizitlerine yer verilen sergide, Atatürk’ün Pietro Canonica imzalı 1927 tarihli ahşap büstü ve çok sayıda ıslak imzalı fotoğrafı da meraklıların ilgisine sunuluyor. Mustafa Kemal Atatürk sergisinde bununla birlikte, İstikâl Madalyası örnekleri, Bolu Mutasarrıfı Fahrettin Bey’e çektiği şifreli telgrafı (23.06.1922) ve Atatürk’ün arkasını kırmızı kalem el yazısı ile ‘Fâni bir hatıra’ diyerek imzaladığı saat kulesi görünümlü siyah beyaz tarihi fotoğraf da ziyaretçilerle paylaşılıyor.
Cumhuriyet Bayramı 10. yıl hatıra gazete ve afişlerine, Kurtuluş Savaşı sırasında Yunan askerince top mermisi işlenerek yapılmış sürahi örneğine, Atatürk’ün özgün sigara kutuları, çakmak, kol düğmeleri, cüzdan, kravat ve bastonlarına ve Atatürk’ün yazdığı Geometri kitabına (1937) yer verilen sergide, Mustafa Kemal’e John Dewey tarafından imzalanmış saat de (1924), üzerinde “Yaşasın Mustafa Kemal Paşa” yazılı Türk bayrağı da (1925) yer buluyor.
Marksist Vasiliyeviç’ten Atatürk ve eşine övgü mektubu
İtalyan ressam Moretti’nin, Atatürk’ü toprağa yeni harfleri serptiği sırada betimlediği bir illüstrasyona da yer veren sergi ayrıca, Nutuk’un 1929 Rusça baskısına da yer verirken, zengin serginin ilginç belgelerinden bir tanesinde daha, dönemin Sovyet, devrimci Marksist düşünür ve müzikoloğu Georgi Vasiliyeviç Çiçerin, yazdığı ve Fahri Özdemir koleksiyonundan izlenen özgün mektupta Atatürk ile Meclis’e girmiş Lâtife Hanım’ı 13 Mart 1923 tarihli mektubuyla, şu sözlerle selâmlıyor: “Zat-ı âlilerinizin yaptıklarından ne kadar etkilendiğimi anlatamam. Bundan dolayı hayranlığımı ve takdirlerimi kabul buyurunuz. Eski Şark âdeti hilafına Mustafa Kemal’in eşiyle birlikte Meclis’e giriyor olması büyük bir cesaret teşkil etmiştir.
Artık, Türkiye için yeni bir dönem başlamıştır. Yaptıklarınıza şahsım olarak herhangi bir katkıda bulunmaktan büyük onur duyarım.”
Sultanahmet Mitingi el ilanı orijinali de Gazhane’de
Sergide bunun gibi, dönemin Osmanlı Sarayı ile 1. Dünya Savaşı galibi Avrupa hükümetleri ile Avrupa kamuoyuna Türk halkının sesini ve Anadolu’nun işgaline itirazını duyurmak adına düzenlenen, gazeteci yazar ve yurtsever Halide Edip’in başını çektiği (Adıvar) ‘Sultanahmet Mitingleri’ el ilanına da yer veriliyor. Anonim biçimde “Müslüman”ın yazdığı öne çıkan ilanda şu ifadelere başvuruluyor: “Müslüman! Yedi asırlık bir saltanatın taksim olunduğunu görüyorsun. Şu kederli günlerde, birleşmeye, anlaşmaya her hususta ihtiyacın var. İşini, gücünü bırak ve Cuma günü namazdan sonra, Sultanahmet’teki mitinge koş. Kadın, erkek, çoluk, çocuk orada bulun! - Müslüman.”
Bilgi : https://muzegazhane.istanbul/
Etiketler: Milliyet Sanat İzmir Folkart Gallery cermodern Mustafa Kemal Atatürk: Karanlıkta Akan Bir Yıldız sergi İBB Müze Gazhane
