Milliyet Sanat
Milliyet Sanat »Yazarlar » Yavuz Hakan Tok | Badem - "Badem ve Konukları"

Badem - "Badem ve Konukları"

21 Ocak 2013 - 11:01
Başından beri belirgin bir tarz ve üslup yakalamış, böylece kendi dinleyici kitlesini de kazanmış bir grup Badem, ancak bugüne dek geniş kitlelerin diline düşmüş bir Badem şarkısından söz etmek mümkün değil
1996 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nde vokal grubu olarak temelleri atılan Badem’in ilk albümü 2005 yılında piyasaya sürülmüştü. Grubun dördüncü albümü “Badem Ve Konukları”, geçtiğimiz günlerde Pasaj Müzik etiketiyle yayımlandı.
Mustafa Kemal Öztürk, Barış Bahçeci, Mert Özdemir, Doğaç Başaran ve Emre Yıldız’dan kurulu Badem, “pop-rock” çizgisinde, akustik ağırlıklı bir müzik yapıyor. Türkiye’de grup müziği yapanların çok da tercih etmediği çok sesli vokal tekniğini kullanıyor olması da Badem’i emsalleri arasında ayırt edilebilir hale getiriyor. Başından beri belirgin bir tarz ve üslup yakalamış, bu çizgide yürümeyi başarmış ve böylece kendi dinleyici kitlesini de kazanmış bir grup Badem. Buna karşın bugüne dek geniş kitlelerin diline düşmüş, hafızalara kazınmış bir Badem şarkısından söz etmek mümkün değil. Bu anlamda her şarkıya bir başka konuğun eşlik ettiği bu yeni albümün gruba ivme kazandırması şaşırtıcı olmayacak.

Epeyce renkli konuk kadrosu eski ve yeni Badem şarkılarını grup elemanlarıyla birlikte yorumluyor bu albümde. Uzun süredir sesi soluğu çıkmayan Vega’yı (ve bir başka şarkı da da Vega’dan Deniz Özbey Akyüz’ü), aslında bir tiyatro oyuncusu olan Gülçin Santırcıoğlu’nu, yine uzun süredir albüm yapmayan Özlem Tekin ve Zeynep Casalini’yi, bambaşka bir tarzda müzik yapıyor olmalarına rağmen Badem’le beklenmedik bir uyum yakalamış Öykü Gürman, İlhan Şeşen, Halil Sezai ve Serkan Çağrı’yı, grubun ucundan kıyısından dokunduğu Anadolu-pop türünün duayenlerinden Cahit Berkay’ı Badem şarkılarının kendine özel ikliminde başka bir keyifle dinlerken, Feridun Düzağaç’ın “Aşkın E Hali” ve Nilüfer’in “İntizar” şarkılarına getirilen yeni yorumlar da tuzu biberi oluyor. Bu ilk bakışta çok karmaşık gözüken denklemde albümün başından sonuna müzikal tadı yüksek bir akışta yürümesini sağlayan ise hiç şüphesiz Badem ortak paydası oluyor.



Bugüne dek yayımlanmış çalışmalarında hem benzeri düetler, hem de diske ilave edilmiş videolarla albümleri satın alan dinleyicilere sürprizler sunan, hatta üç boyutlu konseptle hazırlanmış bir önceki albüm “3B” ile bu konuda bir ilke de imza atan Badem’in bu son albümü bu defa içeriğinin zenginliğine tezat, alabildiğine sade bir kartonetle satışa çıkarılmış. Belli ki bu bir ara albüm. Bir anlamda Badem’in kendi müzik serüvenine bir selam duruşu, belki de bir tür muhasebe. Albümün son şarkısı “Bir Ben Gibi Sev”de Badem’in konuğunun yine Badem olması da bunun bir işareti zaten.
Grubu yeni keşfedecekler için sıkı bir özet; yıllardır takip edenler için tadında bir döküm. Nereden bakarsanız bakın dikkat etmeye, zaman ayırmaya değecek bir çalışma.