Milliyet Sanat
Milliyet Sanat »Yazarlar » Ebru Demetgül | Bir başkasının hayatı
12 Kasım 2012 - 07:11 | Tony Fouhse'nin "Live Through This" serisi, uyuşturucu bağımlısı bir kızın günlük hayatını konu alıyor.
Ottawalı fotoğrafçı Tony Fouhse'nin çalışmaları, başkalarının yaşamıyla kendisinin ilgili yaşam tecrübesini harmanlıyor
Bu sayfada gördüğünüz fotoğrafların içindeki insanlığa, şefkate, menfaate, menfaatsizliğe, hinliğe, vicdana dair günlerce düşünebilirim. Hatta lütfen siz de benimle birlikte çalıştırın terazinizi. Sütten çıkmış ak kaşık olduğumuzdan değil, neye bakarsak bakalım bir yerlerine tutunacak olduğumuzdan. İlla üzerine bir söz söylecek olduğumuzdan. Belki iyiliğe dair düşüncelerimiz gerçekçi bir hale gelecek.

Hikaye bir kaldırım köşesinde başlıyor. Bu kaldırım Kanada’nın başkenti Ottawa’nın Cumberland ve Murray caddelerinin kesiştiği yerde. Bu köşe, şehrin uyuşturucu bağımlılarının uğrak yeri ve Tony’nin son 4 yılı. Tony hiçbirine soru sormuyor, onları yargılamıyor hatta yardım eli bile uzatmıyor. Sadece geçirdikleri bu ölü ve ağır zamanları belgeliyor. Fotoğraflarını bir araya getirdiği serinin adı “Kullanıcılar”. Seçtiği bu ismi şöyle açıklıyor Tony Fouhse: “Evet, fotoğrafını çektiğim herkes bir şeylerin kullanıcısı, bağımlısı. Ama ben de onları kullanıyorum. Hatta onlar da beni. Benimle birlikte görünür oluyorlar, ardlarında bir şey bırakıyorlar.” Uzunluğu 30 metreyi geçmeyen bu kaldırımda 4 yıl bu şekilde geçiyor.

Tony Fouhse'nin "Kullanıcılar" serisinden.


4 senenin sonunda 2010 yazının en sıcak günlerinden birinde Stephanie’yle karşılaşıyor Tony. Zayıf, yüzü lekeli, mutsuz bir genç kız. İçinden ilk kez şu soruyu sormak geçiyor: “Bir şeye ihtiyacın var mı?” Aralarında bir anlaşma yapıyorlar. Stephanie odasının anahtarı dahil tüm hayatını bir fotoğrafçıya sunmayı kabul ediyor, Tony de rehabilitasyon masraflarını karşılayacağına dair söz veriyor. Umutla umutsuzluğun birbirine karıştığı bir arkadaşlık başlıyor böylece. Tony, yapmaya kalkıştığı şeyin Stephanie için mi yoksa kendi için mi olduğuna karar veremediğini itiraf ediyor. Bu vicdani çelişkiye tanık olabileceğimiz bir videosu var Tony’nin. Stephanie soruyor: “Bunu benim için yaptığına emin misin?” Bir süre sonra bu cevapsız sorunun içinden çıkamayıp ne yapıyorlarsa onu yapmaya devam ediyorlar. Stephanie bir eroin bağımlısı, Tony ise bir fotoğrafçı. Doğru veya yanlış.



Stephanie ve Tony’nin rehabilitasyon öncesi alışma evresine yine videolarla tanık olabiliyoruz. Beraber eroin almaya gidişlerinin bir videosu var ki, bu hikayenin çoktan film olduğuna inandırdı beni.



Stephanie’nin doğum belgesi bile yok, önce nüfus kaydı yapılıyor ve hemen bir hastaneye başvuruyorlar tedaviye başlayabilmek için. Steph’in hayatı değişmeye başlıyor, bir gelecekten söz ediliyor her şeyden önce. Mutlu olmak isteyebileceği bir gelecek.

Tedavi başlar başlamaz ciddi bir baş ağrısıyla acile kaldırılıyor Steph. Beynindeki abseler nedeniyle ağır bir ameliyat geçirmesi gerektiği söyleniyor. 6 yıllık bağımlılığının en büyük bedellerinden biri yolun başında önünü kesiyor. Hastaneden kaçıyor hiç düşünmeden. Henüz uyuşturucusuz bir hayata alışmamışken bu kadar uzun süre hastanede yatmak mümkün değil. Tony Steph’i ikna etmek için elinden gelen her şeyi yapıyor ama Steph dinlemiyor ve kayboluyor ortadan. Tony, bunun gibi bir sürü irili ufaklı kriz anı yaşadıklarını söylüyor ve her kriz anında ‘fotoğrafçı’dan ‘arkadaş’a, hatta ‘ebeveyn’e dönüşmenin çok sancılı olduğunu itiraf ediyor. Steph adına karar almak, onu zorlamak, hayatının sorumluluğunu almak, fotoğrafını çekmekle karşılaştırılamaz bile. Ertesi gün hastaneden şaşırtıcı bir haber geliyor; o gece Steph hastaneye geri dönmüş ve ameliyatı kabul etmiş. Bu iyi haberin de heyecanıyla çantasını 3-5 çeşit film ve objektifle dolduruyor Tony ve hastanenin yolunu tutuyor. Bir dram yaşandı ve bitti sonuçta, şimdi iş zamanı.

Tony Fouhse, Stephanie'nin hayatını fotoğraflarkan onun bağımlılığını yenmesine de yardımcı oluyor.


Hem dostu hem iş arkadaşı gibi bakıyor Steph’e, kolluyor onu, merak ediyor ne yaptığını, ne istediğini, isteyeceğini. Arınma süreci boyunca kendi yuvasını da açıyor ona, karısıyla beraber Steph’in ailesi haline geliyorlar. Steph, Tony’nin sadece fotoğraf değil ‘insan projesi’ haline geliyor. Ameliyat sonrası alması gereken ilaçların dozundan, odasındaki perdelere kadar her şeyiyle ilgileniyor. Bu proje ("Live Through This" serisi) aynı zamanda bir kitap haline getiriliyor ve kitabın geliriyle Tony açık seçik, yalansız dolansız yardım istiyor bizlerden. “GIVE US YOUR MONEY” isimli video’da bu rahatsız edici dürüstlüğü izleyebilirsiniz.

Hikaye herkes için mutlu bitiyor.


Hikayenin sonu mutlu bir son. Steph uyuşturucudan tamamen uzaklaşmış bir genç kız artık. Tony de bu projesiyle basında yer alabilmiş, iyice tanınmaya başlayan bir fotoğrafçı. Belki de fazla düşünüyoruz birine yardım ederken, “hayır işlerken”. Yapmamız gereken tek şey bunun bizim de menfaatimize olduğunu itiraf edip kıvranmaktan vazgeçmek olabilir. Bir başkasının hayatını kullanarak bir şey üretirken kullanmanın ötesine geçip fayda vermek, kendi çıkarını da dürüstçe itiraf edebilmek, bu zamanda ne az rastladığımız bir şey.