Milliyet Sanat
Mart 2017

Telgraf Bulvarı

İkilemden gelen zenginlikAmerikalı roman ve öykü yazarı Michael Chabon’un 2012’de ülkesinde yayımladığı romanı "Telgraf Bulvarı", Pegasus Yayınları tarafından Türkçe olarak yayınlandı. "Kavalier ve Clay’in Akıl Almaz Maceraları" adlı romanıyla 2001 yılında kurgu dalında Pulitzer Ödülü kazanan yazarın bu romanı, diğer romanlarından farklı bir akışa sahip. "Telgraf Bulvarı", bir arkadaşlık hikayesinden yola çıkarak toplumu ve insan ilişkilerini inceliyor.

ASLI İZMİRLİ

 

"Telgraf Bulvarı"nda iki yakın dost Archy ve Nat, Brokeland Records adında ikinci el bir plak dükkanı işletiyorlar. İkisi de plaklara ve müziğe tutku ile bağlı birer koleksiyoncu ve dükkanlarını kendi krallıkları olarak görüyorlar. Archy ve Nat’in eşleri de onlar gibi iki yakın dost ve meslektaş. Kitabın devamında, işlerin gidişatı değişiyor. Küçük, butik plak dükkanının sokağına, rakip ve büyük bir işletme açılıyor; iki dostun eşlerinin beraber çalıştığı doğum kliniğinde sorunlar baş gösteriyor ve Archy’nin gizlediği gayrimeşru oğlu dört arkadaşın hayatına giriyor. Bu olaylar sırasında dostlukları sarsıntıya girerken, birbirlerine olan bağları onlara olayları çözme süreçlerinde destek oluyor. Bu sırada okur da karakterlerle birlikte kendini bir karmaşanın içinde buluyor. 

Müzikten ilhamla

Kitap, adından da anlaşılabileceği gibi, müzikten ilham alıyor. Olay akışı, okura klasik soul/caz plaklarından yükselen bir müziğin içinde gibi hissettiriyor. Hatta kitapla ilgili olarak The Times’da “Arka planda kesintisiz çalan bir müzikle birlikte zihninize yerleşecek bir film izlemeye benziyor” deniyor. Kitabın ilham noktasının müzik olduğunu ve olayların bunun üzerinden ilerlediğini hikayedeki metaforlardan da anlamak mümkün. Brokeland Records’un isminin tamamen kurgusal olmasıyla birlikte, aslında Berkeley ve Oakland’in birleşmesinden oluşuyor. Kitapta da bu dükkan, iki şehrin ortasında konumlanıyor. Burada Berkeley, erdemliliği bile bir yarış haline getirmiş insanlarla dolu, yapay bir dünyayı sembolize ederken Oakland, siyahi ağırlıklı, çalışan sınıfın çoğunlukta olduğu, ekonomik iniş çıkışlarla mücadele eden bir bölgeyi temsil ediyor. 

Buna benzer olarak kitapta da Archy siyahi iken Nat beyaz ırktan bir karakter olarak okurun karşısında yer alıyor. Ancak Brokeland Records’un zenginliği gibi, iki arkadaşın paylaşımlarının zenginliği de bu farklılıkların oluşturduğu sentezden geliyor. Zaten kitaba bakıldığında, Chabon’un sürekli siyah-beyaz, alt-üst, zengin-fakir gibi ikilikler arasında gidip geldiği görülüyor. Ancak bu ikilikler, aslında kitabı zenginleştiren ve okuru düşünmeye iten ayrıntılar.

Hümanist bir kitap

"Telgraf Bulvarı", Chabon’un eski kitaplarından neredeyse tamamen farklı. Yazar, bu kitabında çizgisinin biraz dışına çıkmış. Yalnızca belli başlı kavramlar yazarın genel çizgisini takip ediyor: Babalık kavramı, terk edilme, Yahudilik, kimlik karmaşası ve tabii ki hiçbir kitabında eksik olmaya mizah duygusu. Bunların yanında, yazarın diğer kitaplarında da varolmakla beraber bu kitabında öne çıkan bir diğer kavram ise hümanizm. Yazar, bu kitabında ırksal, sosyoekonomik ve cinsiyete dair farklılıkları ele alış biçimi açısından hümanist kimliğiyle öne çıkıyor.  Tüm bu tekrarlanan kavramlara rağmen, "Telgraf Bulvarı" olayların işlenme biçimi olarak yazarın diğer kitaplarından oldukça farklı. Hatta kitap, okura bir Chabon kitabını elinde tuttuğunu defalarca unutturuyor. 

Değişim kaçınılmazdır

"Telgraf Bulvarı", okuru olay akışının içine çekmekle de kalmıyor, psikolojik derinliği ile sıradan bir roman olmanın ötesine geçiyor. Karakterlerin kaygılarını, duygusal güçlüklerini ve birbirleriyle ilişkilerini derinlemesine ele alıyor, dörtlünün battıkları çamurdan çıkış süreçlerini işliyor. Böylece, her türlü okurun kitapta kendinden bir şeyler bulmasına olanak tanıyor. Ayrıca kitap genel anlamda değişimin kaçınılmazlığını gözler önüne sererken aslında bir yandan da bu değişim nasıl kabul edilir, değişimle nasıl başa çıkılır ve değişimin ardındaki güzellik nasıl görülebilir gibi sorulara dair okuru düşünmeye itiyor. Bu zengin, hayalperest, komik, insancıl ve coşku dolu roman, okurun kitabı elinden bırakmak istemesini engelleyecek türden.