Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Sanat Pazarı » Cem Sağbil: Bronz Kanatlarla Bir Yolculuk

Cem Sağbil: Bronz Kanatlarla Bir Yolculuk

Cem Sağbil: Bronz Kanatlarla Bir Yolculuk18 Aralık 2012 - 07:12 | Cem Sağbil'in "İten Adam" serisinden "Aksiyon&Reaksiyon", bronz, 40x19x14 cm, 2012.
Soyut çalışmalardan çok, anlatımcı figüratif eserlere ağırlık veren Cem Sağbil, insana ait heykeller anlatmayı seviyor...
Cem Sağbil
Cem Sağbil, 1958‘de Zonguldak’da doğdu. 1981‘de İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde İç Mimarlık ve Endüstri Tasarımı eğitimini yarıda bırakarak seramik ve heykel eğitimi için Almanya'ya gitti. Stuttgart Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Seramik ve Heykel dalında eğitime başladı ve 1988’de Prof. G.Spanulo eşliğinde tamamladı.

Sanat serüveninin ilk yılları, kavramsal sanat için zihinsel hazırlık süreciyle geçti. Sanatçının yıllar sonra adını koyabildiği "azınlık mantalitesi" kavramı, başka bir ülkeye yerleşen kişilerin kendi ülkelerindeki değerlere çok daha fazla anlam yüklemelerini ve bu değerlerin fikir ve eylemlerini yönlendirmede ağırlık kazanmasını ifade ediyor. Bu kavram Sağbil'in uzunca bir dönem Türkiye kökenli mitolojiler üzerinde yoğunlaşmasına neden oldu.

Cem Sağbil'in atölyesinden "Patıne":



Sanatçının "Hemera" ve "Ay Tutan Adam" heykellerinde,
Hemera adlı heykelin elindeki küre güneşi, Apollon'u, erkeği ve batıyı simgelemekte, diğer heykelin elindeki ay ise doğuyu, kadını, Dionysos'u sembolize etmekte, böylece kadın elinde erkeği, erkek elinde kadını tutmakta, karşıt kavramların birbirini dengelemesi ve uyumu vurgulanmaktadır.

"Hemera" ve "Ay Tutan Adam" serilerinden. Cem Sağbil, 2008.


Hemera her sabah güneşi çıkarır ve akşam geri götürür. Ay tutan adam ise, dualizmi vurgulamak amacıyla, Hemera'nın yanında yer almaktadır.

Son yıllarda soyut çalışmalardan çok, anlatımcı figüratif eserlere ağırlık veren Cem Sağbil, insana ait heykeller anlatmayı seviyor, insanı ve ilişkileri irdelerken mizahi bir yaklaşım sergileyerek hem keyif alıyor, hem de izleyenleri keyiflendiriyor.

"Kaşık Melek I", "Sevinç" ve "Kaşık Melek II". Cem Sağbil, 2007-2009.


İnsan ve melek figürlerinde, sanatçının kendi deyimiyle "Fransız karikatürist, ressam ve heykeltraş Daumier'nin tadı ve ironisi" var. Çok içsel, çok derinden, insana dair söylemler sunan, zarif, esprili bir lisan ile sunulmuş üzgün, kızgın, mahcup, küstah, muzip ve türlü insani ifadeler içindeki bu yumuşacık, naif meleklerin bronzun sertliğinden yaratılması da yine bir dualite olarak karşımıza çıkıyor.

Cem Sağbil 1987 yılından bugüne yurtiçi ve yurtdışında çok sayıda kişisel ve karma sergiye katıldı ve 2006-2007 Sanat Kurumu tarafından yılın sanatçısı ödülünü aldı.

Cem Sağbil'in bronz kanatlarıyla çıktığı, insana dair bir keşif yolculuğu olan ve bu bağlamda kendini sürekli yenileyen sanat serüveninin ürünlerine sahip olmak isterseniz bu linki tıklayın...
http://www.sanatgezgini.com/search.php?artistsID=1240987891