Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Plastik Sanatlar » ‘Basit şeylerle harika şeyler yapabiliriz’

‘Basit şeylerle harika şeyler yapabiliriz’

‘Basit şeylerle harika şeyler yapabiliriz’18 Ocak 2018 - 11:01
Dirimart Dolapdere 21 Ocak’a kadar Güçlü Öztekin’in ‘Topsy-Turvy! Selpakla Gorili Bitirdim!’ isimli sergisini ağırlıyor. Sanatçıyla sergisini ve hazırlama sürecini konuştuk.
FİSUN YALÇINKAYA
 
Dirimart, 21 Ocak 2018’e dek sanatçı Güçlü Öztekin’in ‘Topsy-Turvy! Selpakla Gorili Bitirdim!’ adlı sergisine ev sahipliği ediyor. Dolapdere’deki galeri mekânının dış kısmında yer alan serginin isminin yer aldığı yazı, sergiye girmeden önce izleyiciyi karşılayan ilk görüntü. Bu sergi için siyah duvarlara bürünmüş galeride Güçlü Öztekin’in boya, kraft kâğıtları, mukavvalarla, karışık malzemelerle hazırladığı eserleri izleyicileri bekliyor. Güçlü Öztekin, sergisinde galeriyi, bir resim sergileme alanından çok iz bıraktığı bir mekân deneyimi olarak sunuyor. Öztekin sergi mekânıyla ilişkisinde, atölyesinin bir köşesine ya da bir dönem atölyesi olmuş bir alana ziyaretçileri davet eder gibi davranıyor.
 
 
Sergi vesilesiyle görüştüğümüz Öztekin resimle kurduğu bağla ilgili olarak “Çocuklukta bir yerde bir şey başlıyor, bir şey uyanıyor ve devam ediyor. Bilinçli bir tercih gibi değil. Ben resim yapmak istiyorum ve şöyle resimler yapmak istiyorum, dünyayı şöyle kuruyorum, şöyle resim yapıyorum, diyerek çok net bir cevap veremem. Esas olan mekân ve orada vakit geçirmek ve çalışmak... Makyaj gibi değil olduğu gibi. Bir sergiyi kurmam için orada vakit geçirmem lâzım. Oturup da kâğıt üzerinde her şeyi yapamıyorum. Belki bu bir tür beceriksizlik ya da başka bir tür beceridir. Kâğıt üzerinde bir şeyi tasarlayabilen biri değilim. Daha çok bedensel olarak gerçekleştiriyorum” diyor. Sanatçı, “Basit şeylerle harika şeyler yapabiliriz. Bence bu ilişkiler için de geçerli” diye belirtiyor.
 
Rüyayı çağrıştırıyor
 
Karanlıkla çevrelendiği için mekân geceyi hatırlatıyor, bu hâliyle eserler de rüyayı çağrıştırıyor. Güçlü Öztekin, çizgi romanlardan klasik resme geniş bir dünyadan beslenerek yeni bir görüntü yaratmanın yollarını arıyor. Bu arayış da izleyicileri, resimle sorulan ilk sorulara, resmedilenin, görülenden farkının neler olabileceği merakına getiriyor.
 
Sergi salonun içeri açılan odasında ise bir duvarda bu kez aydınlık bir alanda rengârenk eserler yer alıyor. İki mekânın zıtlığı eserlerin boyutlarının hızla değişmesi de sanatçının var olan zemini kaydırmaktaki cesaretini düşündürüyor. Dışarıda bir ses var mı, bu görülen bir rüya mı, ya da gorille selpak nasıl bir araya geldi ve sahiden hepimiz farklı görüyorsak dünyayı yeni bir görüntü nasıl yaratılabilir? Öztekin sergisinden çıkarılabilecek çok soru var.
 
 
Ha Za Vu Zu’yla 10 yıl
 
2003 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun olan sanatçı ve 2005’ten bu yana Ha Za Vu Zu sanatçı kolektifinin üyesi. Sanatçının geçmişteki sergileri arasında ‘Şe Şe Pa Pa…Bazen Balık Tutmak için Ağlamak Gerekir’, ‘İyi İşler Zaman Alır Müthiş Şeyler Aniden Olur’ ve ‘kAPLANKADİLAk  Pis Bir Adamdı Ama Ellerini İyi Yıkardı’ bulunuyor. Beraber müzikal performanslar gerçekleştirdikleri kolektif Ha Za Vu Zu’yla birlikte farklı bir alan yakaladığını belirten sanatçı, “Hazavuzu’yla 10 yılı geçtik. İki farklı dünya olduğunu ve birbirini beslediğini söyleyebilirim. Sadece resim yapsaydım resmin çok önemli olduğunu söyleyebilirdim. Resmin önemsiz olduğunu söylemiyorum. Ama Hazavuzu mesafe sağlıyor” diyor.
 
 
Bu hafta boyunca görülebilecek olan sergi, 21 Ocak Pazar günü 15.00’te galeride gerçekleşecek bir sanatçı buluşmasıyla sonlanacak.