Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Müzik » ‘Sesler sizinle birlikte değişir’

‘Sesler sizinle birlikte değişir’

‘Sesler sizinle birlikte değişir’04 Haziran 2018 - 11:06
8 Haziran’da ‘The Man Who in full + Other Hits’ turnesi kapsamında Zorlu PSM’de verecekleri konserin öncesinde Travis’in gitaristi Dougie Payne ile konuştuk. Payne, “Ses, sizinle hareket eder” diyor.

İHSAN DİNDAR

 

Dünyaca ünlü İskoç grup Travis, Garanti Caz Yeşili kapsamında üçüncü kez İstanbullu müzikseverlerle buluşacak. ‘The Man Who in full + Other Hits’ turnesi kapsamında Zorlu PSM’de sahne alacak grubun gitaristi Dougie Payne ile 8 Haziran’daki konserleri öncesi bir söyleşi gerçekleştirdik.
 
- 20 yılınızın özeti niteliğinde bir turneye çıkıyorsunuz. Bu uyum nasıl sağlanıyor?
 
Grubumuzda gerçekten çok iyi bir kombinasyon var. Müzikal endişeleri olan bir grubuz. Bir atmosferi olan ve genellikle spontane gelişen çalışmalara imza attık. Aynı zamanda her şeye hakim bir yapımcıyla çalışıyoruz.
 
 
- Britanya basını sizi depresif olmayan Radiohead olarak tanımlıyor. Bu yorumlara katılıyor musunuz? Siz müziğinizi ne şekilde tanımlamayı tercih ediyorsunuz?
 
Aslında bu tanımlamayı yapmak benim işim değil. Bu gazetecilerin yapabileceği bir şey. Bizler sadece müziğimizi üretiyoruz ve bence müziğimizi herhangi bir şekilde tanımlayıp bir şekle sokmak oldukça zor. Duygulardan, hislerden bahsediyoruz. Bunlar hepsi sürdürülebilir şeyler. Bu tanımlama aslında doğrudan dinleyicilere bağlı bir durum. Bu bireye özgü bir durum. Albümümü dinleyen birisinin ruh hali yükselip düşebilir. Sesler de sizinle birlikte değişir, sizinle birlikte hareket eder. Dolayısıyla aslında bu tür tanımlamaları yapmak muhtemelen gazeteciler için de zor olsa gerek.
 
- Adanın kuzeyinden, bol yağış alan bir coğrafyadansınız. Bu durum müziğinizi nasıl etkiliyor? Dahası, müzikal üretim sürecinden nelerden ilham alıyorsunuz?
 
Hayatın ta kendisinden. Sonuçta her şey hayat ile ilgili. Tüm çabamız kendi ışığımızı çözmek ve hatta açmaya yönelik. Bestelerimizde duygusal durumlara, arkadaşlarımızla yaşadıklarınıza yer veriyoruz veriyoruz. Çocuklarımız da burada önemli. Tüm bunlar bizim ilham konusunda beslendiğimiz şeyler.
 
- Önümüzdeki kasım ayında Freddie Mercury’nin biyografik filmi gösterime girecek. İzlemeyi düşünüyor musunuz?
 
Elbette, çok heyecanlıyım. Fragmanını izledim. Rami Malek harika görünüyor. Gerçekten merak uyandırıcı. Cover kısmına dönecek olursak, bu konuda çalışma yaparken bir bilim insanı titizliğiyle hareket ediyoruz. Harmoniyi ve gitar tonlarını yakalamak için çalışıyoruz.
 
- 2016’da ‘Everything at Once’ ismini taşıyan albümünüzü yayınladınız. Üzerinden iki yıl geçti. Yeni albüm için harekete geçtiniz mi?
 
Çok yakında bu yönde çalışmamız olacak. Hazırlık aşamasındayız. Umutlu bir şekilde önümüzdeki yılın bu zamanlarında yeni kayıtlarımızı yayınlayabilmek için çalışıyoruz.
 
‘Sokaklarda kaybolmak güzel’
 
- Zorlu PSM’de vereceğiniz konser ile birlikte bu, İstanbul’a üçüncü gelişiniz. Bu kente dair hatırladıklarınız nelerdir?
 
Bu kente ve insanlarına bayılıyorum. Bence gerçekten muhteşem bir kent. Bir kıtadan diğerine geçme fikri çok güzel bir şey. Şehrin sahip olduğu zengin mimariye keşfetmeyi çok seviyorum. Her konser dönemimizde programı biraz da İstanbul’u gezebilecek şekilde ayarlamaya çalışıyorum. Sokaklarında gezip kaybolmak çok güzel.
 
 
- Garanti Caz Yeşili kapsamında sahne alacaksınız. Konser öncesi müzikseverlere iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
 
Yeniden İstanbul’da olduğumuz için büyük heyecan duyuyoruz. İnsanları mutlu edeceğimize dair umutluyuz.
 
‘Oğlumun adı Freddie’
 
- Travis aynı zamanda yaptığı cover çalışmalarıyla da ünlü bir grup. Çalmaktan en çok zevk aldığınız parça hangisi?
 
Benim açımdan, çalmaktan en çok zevk aldığım parça Queen’in ‘Killer Queen’ şarkısıdır. Kendilerinin büyük hayranlarıyım. En büyük oğlumun adı Freddie. O, henüz doğmamışken Live 8 organizasyonun videosunu izliyorduk. Freddie Mercury’nin olağanüstü performansıyla karşı karşıya kalmıştık. O an isim konusunda kararımızı vermiştik.